|
samed
|
 |
« Yanıtla #150 : 11 Ekim 2006, 13:56:34 » |
|
Dört kişilik bir eğitim uçağı karadenizde mezarlığa düşmüş...... Lazlar 80 ceset çıkarmışlar ve ölü sayısının artmasından korkuyorlarmış.
|
|
|
|
|
Logged
|
UZUN BİR SUSKUNLUKTAN SONRA SAMED TEKRAR ARANIZDA
|
|
|
|
samed
|
 |
« Yanıtla #151 : 11 Ekim 2006, 13:56:54 » |
|
Temel birgün son model bir mercedes araba ile Trabzon'a gelmiş ve arkadaşları ile muhabbete başlamış; Konu arabalardan açılınca, Temel başlamış arabasını övmeye, Almanlar ne kadar zeki insanlar yahu, yaptıkları araba dört dörtlük. Şöyle iyi araba, böyle rahat araba, çok hızlı araba vs. neyse böyle konuşulurken iş iddiaya binmiş ve Temel 'Ben arabamla Trabzon'dan Samsuna 4 saatte giderim' demiş. Arkadaşları gidemezsin demişler. Temel hemen heyecanlanarak arabasına binmiş ve 'gideyimde görün uşaklar'demiş. Arkadaşları 'iyide biz senin oraya ne zaman vardığını nereden bileceğiz demişler.' Temel'de 'Samsun'a varınca telefon ederim.' demiş. Ordan hemen biri atılmış ve 'iyide Samsun'dan aradığını nereden bileceğiz. Sen git şu kişiyi bul ordan, o bizi arasın.' demiş. Temel adresi alarak yola çıkmış ve 3,5 saatte Samsun'a varmış, sözü edilen kişiyi bulmuş ve Trabzon'a telefon etmişler. Arkadaşları Temel'e 'oooo Temel iddiayı kazandın tamam hadi gel' demişler ve başlamışlar Temel'i beklemeye. Aradan 5 saat geçmiş Temel yok. gece olmuş Temel yok. Arkadaşları 'nerde kaldı bu yahu' diyerek evlerine gitmişler. Sabah erkenden herkes birbirine 'Temel geldimi? ' diye sormuş ama kimseden cevap yok. O gün de Temel efendi Trabzon'a teşrif etmemiş. Ertesi gün sabah yine yok, öğleden sonra çıkmış gelmiş!. Arkadaşları Temel'e hemen 'yahu Temel Samsun'a 3,5 saatte gittin 3 günde ancak döndün, ne oldu uşağım' demişler Temel de ' Sormayın be arkadaşlar bu Alman'lar ne gerizekalı bir millet' demiş. Arkadaşları ' Ne oldu Temel' demişler Temel ' Şu güzelim arabayı yapmışlar, 5 tane ileri vites koymuşlar ama 1 tane geri vitesi koymuşlar' demiş.
|
|
|
|
|
Logged
|
UZUN BİR SUSKUNLUKTAN SONRA SAMED TEKRAR ARANIZDA
|
|
|
|
samed
|
 |
« Yanıtla #152 : 11 Ekim 2006, 13:57:07 » |
|
Temel askerligini yunan sinirinda yapiyormus. Temel'in cani cok sikiliyormus. Yunan'a bir islik calmis elleriyle "Havaci misin?" isareti yapmis, Yunan aldirmamis. Bir islik calmis elleriyle "Karaci misin?" isareti yapmis, Yunan aldirmamis. Bir islik daha calmis "Denizci misin?" anlaminda yuzme isareti yapmis, yunan aldirmamis. Bir islik daha calmis. El haraketi yaparak "Topcu musun?" demis, yunan aldirmamis. Bir islik daha calmis "Gozcu musun?" anlaminda durbun isareti yapmis, yunan aldirmamis. Nöbetler degismis sira yine Temel'le Yunan'a gelmis. Yunan'a hadi sinira git demisler yunan da: - "Ben oraya gitmem. Orada bir deli turk askeri var, bana hava kararinca yuzerek gelip sana bir koyacam gozlerin firlayacak diyor.."
|
|
|
|
|
Logged
|
UZUN BİR SUSKUNLUKTAN SONRA SAMED TEKRAR ARANIZDA
|
|
|
|
samed
|
 |
« Yanıtla #153 : 11 Ekim 2006, 13:57:35 » |
|
Temel ile Cemal bir gece kulübünde içki içmektedirler, Temel, Cemal'e barda oturan güzel sarisini gostererek, "Cemal ben kariyi tavlarim" demis. Ve kalkmis sarisin bayanin yanina gitmis. Sarisin bayana "Birlikte bir icki icebilir miyiz" demis. Kadin, "BMW araban varmi?" diye sormus, Temel, "Yoktur" Kadin, "Karadeniz'de iki katli, genis bahcesi olan bir villan varmi?" diye sormus, Temel, "Yoktur" Kadin, "Senin bankada yüksek meblagli bir hesabinda yoktur" demis. Temel, "Yoktur" Kadin, "O zaman çek arabani" der, ve Temel Cemal'in yanina gider, Temel, "Ula Cemal benim Limuzini sana versem senin BMV'yi bana verir misin" Cemal, "Veririm" Temel, "Acaba benim bankaya gitsem bana bir hesap acarlar mi?" Cemal, "Acarlar" Temel, "Bunlari hallettikte, acaba babama Karadenizdeki villanin ücüncü katini nasil yiktiracagiz?"
|
|
|
|
|
Logged
|
UZUN BİR SUSKUNLUKTAN SONRA SAMED TEKRAR ARANIZDA
|
|
|
|
samed
|
 |
« Yanıtla #154 : 11 Ekim 2006, 13:58:01 » |
|
Temel tatil için gittiği sahil kentinde, sabah erkenden kalkar ve plaj kumsalında yürümeye başlar. Bu esnada bir çift de sabah sporu için plaja gelmiştir. Kadın sabah güneşinden yararlanmak için kumsalda güneşlenirken, eşi de hemen yanında şınav çekmektedir. Temel bu manzarayı görür ve şöyle der: - "Ula kerize bak, kari altindan kaçmiş haberi yok..!"
|
|
|
|
|
Logged
|
UZUN BİR SUSKUNLUKTAN SONRA SAMED TEKRAR ARANIZDA
|
|
|
|
samed
|
 |
« Yanıtla #155 : 11 Ekim 2006, 13:58:14 » |
|
Trabzonla Rize arasında bir zamanlar gümrük varmış. Temel hergün bisiklet ve önünde bir kum torbasıyla gümrükten geçermiş. Bir gün Gümrük Memuru bu durumdan kuşkulanmış. Temel'e : - Dur. Ne geçiriyorsun gümrükten, demiş. Temel : - Kum, demiş. Memur kum torbasına elini sokmuş karıştırmış gerçekten sadece kum varmış torbada. Bu olaydan sonra Temel yıllarca gümrükten bisikletle önünde kum torbası olduğu halde geçmiş. Yıllar sonra Trabzonda bir kahvede Temelle Gümrük Memuru karşılaşmış. Gümrük Memuru : - Ula Temel artık emekli oldum sana birşey yapamam gerçekten ne geçiriyordun gümrükten?, demiş. Temel: - Bisiklet, demiş
|
|
|
|
|
Logged
|
UZUN BİR SUSKUNLUKTAN SONRA SAMED TEKRAR ARANIZDA
|
|
|
|
samed
|
 |
« Yanıtla #156 : 11 Ekim 2006, 13:58:32 » |
|
Temel bir arkadasindan cok iyi tuyo veren bir adamin adini ogrenir. Hemen kosar; - " Bugun yapilacak yarista hangilerine oynamaliyim" der. Adam soyle bir bakar; - " Sen kac yasindasin?" diye sorar. - " 28 " der Temel. Adam da; - " Tamam, git 2 ve 8' e oyna." Gercekten adamin verdigi tuyo yarislar sonunda tutmustur. Temel ikinci hafta yine gider. Yine soru aynidir. Adam: - "Sen kac kilosun? " der. Temel " 76 kiloyum." deyince; - " Bu hafta da git 7 ve 6' ya oyna." der. Bu yarisin sonuclarini da adam dogru tahmin etmistir. Arkadaslari da saskinlik icinde izlemektedirler. Bu kez Temel neyi var neyi yok satar. Parasini cebine koyar, yine ayni adamin yolunu tutar. Adam bu kez - " Senin ....şeyin... uzunluğu ne kadar? der. Temel saskinlik icinde - " 25 cm. " deyince adam da - "Bu sefer de 2 ve 5'e oynayacaksin" der. Arkadaslari yarisin sonuclarini cok merak etmektedirler. Ertesi gun hemen Temel' in yanina kosarlar ki bir bakarlar Temel' in yuzu cok kotudur. Hemen sorarlar ne oldu diye. Temel' in verdigi yanit ise sudur: - " Gururumun kurbani oldum. 1 ve 3 kazandi."
|
|
|
|
|
Logged
|
UZUN BİR SUSKUNLUKTAN SONRA SAMED TEKRAR ARANIZDA
|
|
|
|
samed
|
 |
« Yanıtla #157 : 11 Ekim 2006, 13:58:44 » |
|
Babam öldü, demis Temel. ilyas sormus: - Neden öldü? - Apartmanin sekizinci katinin balkonundan düstü. - Eyvah parçalandi mi? - Yok, giristeki bakkalin tentesine düsünce oradan havalanip karsi apartmana yöneldi. - Apartmana mi çarpti, nasil oldu? - Yok, karsi apartmanin balkonunda çamasirlar asili idi.Çamasir ipine vurup fabrikanin bahçesine düstü. - Orada mi öldü? - Yok, fabrika çelik yay fabrikasi, bahçedeki yaylarin üzerine düsüp havalandi yeniden... - Peki sonra? - Sonrasi ne? Baktik ki yere inmiyor, biz de furdik oni..
|
|
|
|
|
Logged
|
UZUN BİR SUSKUNLUKTAN SONRA SAMED TEKRAR ARANIZDA
|
|
|
|
samed
|
 |
« Yanıtla #158 : 11 Ekim 2006, 13:58:53 » |
|
Temel bir gun denize girmis ama cirilciplak. Koyun cocuklari saka olsun diye Temel'in butun elbiselerini alip kacmis, zavalli Temel de denizde oylece kalakalmis. Beklemis gelen yok giden yok. Yardim edecek kimse de yok. Hava biraz kararinca ne yapsin bizim Temel cikmis denizden. Hemen az ilerdeki otlarin arasindan usulca koyune dogru gitmeye baslamis. Otlak bitince evine de az kaldigi icin on tarafini eliyle kapatarak evine dogru kosmaya baslamis. O sirada O'nu goren babasi bagirmis: - "Ula salak usak orani kapayacagina yuzunu kapasana, kim taniycak orani?"
|
|
|
|
|
Logged
|
UZUN BİR SUSKUNLUKTAN SONRA SAMED TEKRAR ARANIZDA
|
|
|
|
samed
|
 |
« Yanıtla #159 : 11 Ekim 2006, 13:59:05 » |
|
Temel Uzak Dogu'ya gider. 250 $ verip bakinca insanlari ciplak gosteren gozluklerden alir. Takar bakar ciplak, cikarir bakar giyinik. Cok hosuna gider. Ikide bir takip, cikarir. Eve gozunde gozluk gider, bakar Fadime'yle sutcu ciplak. Gozlugu cikarir bakar ciplak. Takar bakar ciplak. Muthis cani sikilir ve Fadime'ye der ki: - Ula Fadime 250$ verdim hemen bozuldu..!!!!
|
|
|
|
|
Logged
|
UZUN BİR SUSKUNLUKTAN SONRA SAMED TEKRAR ARANIZDA
|
|
|
|
samed
|
 |
« Yanıtla #160 : 11 Ekim 2006, 13:59:14 » |
|
Temel ile Fadime lunaparka giderler. Dolasirlarken bir ara Fadime donme dolaba binmek ister. Temel karsi cikar, "olmaz, donun gozukur" der. Fadime susar. Az sonra Temel balonlara tufek atarken Fadime caktirmadan yanindan ayrilir. On dakika sonra Temel'in yanina doner. Temel sorar: "Neredeydin?" "Donme dolaba bindim" deyince Temel sinirlenir. - Ben sana binme donun gozukur demedim mi? - Dedin ama gozukmedi. Cikardim oni?..
|
|
|
|
|
Logged
|
UZUN BİR SUSKUNLUKTAN SONRA SAMED TEKRAR ARANIZDA
|
|
|
|
samed
|
 |
« Yanıtla #161 : 11 Ekim 2006, 14:01:09 » |
|
Laza karayollarını boyama işi vermişler. Laz başlamış çalışmaya. İlk gün tam 200 metre boyamış. İkinci gün 100 metre, üçüncü gün 50 metre. Artık dördüncü gün 10 metre boyayınca amiri Lazı çağırmış: - Hayırdır evladım iyi çalışıyordun ? - Ben yine iyi çalışıyorum - İyi ama dün 50 metre bugün de 10 metre boyamışsın. - E... haliyle. İlk günlerde boya kovasına gidip gelmek kolaydı, sonraları çok vakit almaya basladı.
|
|
|
|
|
Logged
|
UZUN BİR SUSKUNLUKTAN SONRA SAMED TEKRAR ARANIZDA
|
|
|
|
samed
|
 |
« Yanıtla #162 : 11 Ekim 2006, 14:01:30 » |
|
Temel savasta büyük çatismanin hemen ardindan gecenin sessizliginde bir sigara yakar. Arkadasi bagirir, - Ne yapiyorsun bu çok tehlikeli !.. Temel sakin, - Merak etme içime çekmeyrum.
|
|
|
|
|
Logged
|
UZUN BİR SUSKUNLUKTAN SONRA SAMED TEKRAR ARANIZDA
|
|
|
|
samed
|
 |
« Yanıtla #163 : 11 Ekim 2006, 14:01:43 » |
|
Japon"un biri Rize"de bir kahveye girmis ve herkese kafa tutmus: - Var mi aranizda delikanli, varsa ciksin disari! Tahmin edeceginiz uzere Temel kapiya dogru yurumus. - Cikiyorum ulan, gorelim bakalim erkekligini! Birkac dakika sonra Temel agzi burnu dagilmis kahveye geri donmus. Pesinden de Japon kasilarak iceri girmis. Temel'i gosterek soylenmis: - Ona ejderin kuyruk sallamasiyla vurdum.. Ertesi gun Japon yine gelmis. Yine meydan okuma. Yine Temel'den rest. Ve birkac dakika sonra kapida yine agzi burnu dagilmis bir Temel! Ve pesinden kasilarak yaptigi oyunu aciklayan Japon: - Ona ejderin yakasusi teknigiyle vurdum Ertesi gun yine ayni hikaye: dayak yemekten ayakta duramaz hale gelmis Temel ve hergun degisik bir stil kullanan Japon: - ona ejderin kimanto teknigiyle vurdum Ve bir sonraki gun Japon yine kahveye gelip, yine herkese kafa tutmus. Japonun restini goren yine Temel olmus. Birkac dakika sonra herkes surati dagilmis bir Temel beklerken bu defa Japon her tarafi kanlar icinde kapida belirmis! Temel de hemen arkasindan gelmis, Japon"u gosterek gulumsemis: - Ona Toyota'nin krikosuyla vurdum...
|
|
|
|
|
Logged
|
UZUN BİR SUSKUNLUKTAN SONRA SAMED TEKRAR ARANIZDA
|
|
|
|
samed
|
 |
« Yanıtla #164 : 11 Ekim 2006, 14:02:12 » |
|
Üç mahkum cezaevi yolundadır. Herbirine, hapiste gecirecekleri gunler icin yanlarında tek bir eşya getirmelerine izin verilmistir. Otobuste, biri digerine doner ve sorar: Eeee sen ne getirdin ? Diger mahkum bir boya kutusu cikarir ve bununla her şeyi boyayabilecegini soyler. Ikinci mahkum bir deste iskambil kagidi cikarir Bunlarla poker oynayabilir, fal bakabilir veya herhangi bir kagit oyunu oynayabilirim. Ucuncu mahkuma merakla sorarlar: Sen ne getirdin ? Adı Temel olan üçüncü mahkum bir kutu çıkarır ve gülerek : Bu orkidleri getirdim. der. Diger iki mahkumun kafasi karışır. Merakla sorarlar : Bunlarla ne yapabilirsin ki ? Temel sırıtır ve elindeki kutuyu göstererek, Kutuda yazdığına göre, bunlarla Ata binebilir, Yuzmeye gidebilir, hatta paten kayabilirmişim.
|
|
|
|
|
Logged
|
UZUN BİR SUSKUNLUKTAN SONRA SAMED TEKRAR ARANIZDA
|
|
|
|
samed
|
 |
« Yanıtla #165 : 11 Ekim 2006, 14:02:24 » |
|
Laz gazetedeki iş ilanı üzerine gelmiş ve sırası gelince görüşmeye girmiş. İş ilanında üniversite mezunu, iyi fransızca konuşan, pazarlama konusunda tecrübeli bir yönetici arandığı yazıyormuş. - Hoşgeldiniz, hemen başlayalım. Hangi üniversite mezunusunuz? - Üniversite mezunu değilim. - Öyle mi? O zaman yabancı dilinize güveniyor olmalısınız. - Yabancı dil bilmem. - Demek bilmiyorsunuz. O zaman tecrübenize güvenerek geldiniz. - Pazarlama konusundan anlamam. - O zaman niye geldiniz canım kardeşim ? - Bu işte bana güvenmeyin. Onu demeye geldim.
|
|
|
|
|
Logged
|
UZUN BİR SUSKUNLUKTAN SONRA SAMED TEKRAR ARANIZDA
|
|
|
|
samed
|
 |
« Yanıtla #166 : 11 Ekim 2006, 14:02:37 » |
|
Laz bir inek çiftliği satın alır ve inekleriyle birlikte bir fotoğraf çektirerek ailesine yollar. Aile heyecanla zarfı açarlar ve fotoğrafı görürler. Fotoğrafın altında ise şu yazmaktadır : - Okla işaretli olan benim.
|
|
|
|
|
Logged
|
UZUN BİR SUSKUNLUKTAN SONRA SAMED TEKRAR ARANIZDA
|
|
|
|
samed
|
 |
« Yanıtla #167 : 11 Ekim 2006, 14:02:50 » |
|
Temel'in eczanesine genç ve güzel bir kadin girmis. Tartinin üzerine çikip parayi atmis. Begenmemis, manto ve ceketini çikarmis ve para atip tekrar tartilmis. Yine sıkılmış, etegini çikarinca temel atilmis, parayi atmis, - Tevam edin puntan sonrasi müesseseden.
|
|
|
|
|
Logged
|
UZUN BİR SUSKUNLUKTAN SONRA SAMED TEKRAR ARANIZDA
|
|
|
|
samed
|
 |
« Yanıtla #168 : 11 Ekim 2006, 14:03:05 » |
|
Temel'e sormuslar, "bir homoseksuelin aklini nasil karistirirsin?" Temel uzun sure dusundukten sonra "58 rakami ile" demis. "O da ne demek hicbirsey anlamadik" denildigi zaman "Bak nasil akliniz karisti sizi homolar sizi"
|
|
|
|
|
Logged
|
UZUN BİR SUSKUNLUKTAN SONRA SAMED TEKRAR ARANIZDA
|
|
|
|
samed
|
 |
« Yanıtla #169 : 11 Ekim 2006, 14:03:18 » |
|
Laz alacaklılardan kaçmak için kapısının üzerine "İstanbul'dayım" yazmış ve her kapı çaldığında tavan arasına kaçıyormuş. Yine kapı çaldıktan sonra bu kez büyük bir gürültü ile kapı kırılmış ve eve giren birkaç kişi lazın eşyalarını dışarı taşımaya başlamışlar. Bu durumu tavan arasından seyreden laz: - Ulan şimdi İstanbul'da olmasam size gösterirdim.
|
|
|
|
|
Logged
|
UZUN BİR SUSKUNLUKTAN SONRA SAMED TEKRAR ARANIZDA
|
|
|
|
samed
|
 |
« Yanıtla #170 : 11 Ekim 2006, 14:03:44 » |
|
Temel Fadime'yle tiyatro gişesine gitmiş: - Pize içi pilet lütfen. - Leyla ile Mecnun için mi? - Hayir Fadime'yle penum için.
|
|
|
|
|
Logged
|
UZUN BİR SUSKUNLUKTAN SONRA SAMED TEKRAR ARANIZDA
|
|
|
|
samed
|
 |
« Yanıtla #171 : 11 Ekim 2006, 14:26:07 » |
|
Temel kütüphaneye gider. Shakespeare'nin bir kitabini ödünç almak ister. Memur sorar, - Hangisini? Bir süre sessizlikten sonra, - Vilyum.
|
|
|
|
|
Logged
|
UZUN BİR SUSKUNLUKTAN SONRA SAMED TEKRAR ARANIZDA
|
|
|
|
samed
|
 |
« Yanıtla #172 : 11 Ekim 2006, 14:26:37 » |
|
| | |