07 Eylül 2008, 10:41:34 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
  Site Ana Sayfa   Forum   Yardım Takvim Giriş Yap Kayıt  

Reklamlar
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Nazım Hikmet'in yayınlanmamış şiirleri...  (Okunma Sayısı 366 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
karanfil

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Administrator
.
*****

Rep Puanı +33/-0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1054

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap



« : 25 Ocak 2008, 13:18:10 »

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

DÖRT GÜVERCİN



geldi dört güvercin
suda yıkanmak için.
Su mahpusane yalağındaydı.
ve güneş
güvercinlerin
gözünde, kanadında, kırmızı ayağındaydı.
girdi dört güvercin
yıkanmak için
suyun içine.
ve kederli toprakta dört insan
baktı dört güvercine.
Güvercinler hep beraber
güneşi taşıyıp kırmızı ayaklarında
uçabilirler.
Durdurmaz onları demir ve duvar.
güvercinlerin yumuşak kanatları var.
Ve kanatlar
Şimdi burda, şimdi damın üzerinde.
İnsanların kanatları yok
İnsanların kanatları yüreklerinde.
Dört güvercin
güneşe varmak için
yıkandı, uçtu sudan[/size]


ntvmsnbc/27.12.2007
Logged
karanfil

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Administrator
.
*****

Rep Puanı +33/-0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1054

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap



« Yanıtla #1 : 25 Ocak 2008, 13:18:55 »

İki yeni şiir daha


ÇANKAYA Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi Yöneticisi Ömer Türkoğlu’ndan bir e-posta aldım.

Yazıda, Názım Hikmet’in kitaplarına girmemiş iki şiirini bulduğunu belirtiyordu.

Názım Hikmet’in bütün şiirlerini taradık, şair hakkında bilgi sahibi olanlara bu metinleri gösterdik, kitaplarda yer almadığı sonucuna vardık.

Ömer Türkoğlu, şiirleri nasıl bulduğunun serüvenini iletti: "Küçük Asya’nın Bin Yüzü: Ankara kitabımızı hazırlarken (Suavi Aydın-Kudret Emiroğlu ve E. Deniz Özsoy’a birlikte) Milli Mücadele döneminde Ankara’da çıkmış yerel basını incelemek ihtiyacı duydum. Hákimiyet-i Milliye ve Anadolu’da Yeni Gün dışında başka dergilerin de bu şehirde basıldığından haberdardım. Nitekim bu çalışmalarım sırasında Názım Hikmet’in iki şiirine rastladım ve hemen notlarımı aldım..."

Köşemde Názım Hikmet’in kitaplarına girmemiş iki şiirini yayımlıyorum.

Ömer Türkoğlu’ya da çalışmalarını bizimle paylaştığı için teşekkür ediyorum.

Müşterek Zahmet (*)

Gözlerimiz

Şeffaf

Temiz

Damlalardır

Her damlada

Demire can veren dehanın

Bir küçücük

Zerresi vardır

Şeffaf

Temiz

Damlalarıyla gözlerimiz

Bir umman içinde birleşmeseydi eğer

Her zerre

Dağılsa idi başka bir yere

Dinamolarla durmayanları çiftçileştirerek

Çelik dağları sof bir klak gibi döndüremezdik!

Müşterek zahmetin şamateri

Yakan

*** *** çevirir akan

İstimar(?) ateşini

Şem’asız kibrit gibi söndüremezdik

Şeffaf

Temiz

Damlalarıyla gözlerimiz

Bir umman içinde o kadar karıştı ki

Kaynayan suda buzu

Nasıl eritirse deniz(?)

İşte biz de

Birbirimizde

Öyle kaybolduk

Yükseldi müşterek zahmetin şamateri!

Demire can veren dehayı bulduk



Moskova / Názım Hikmet



*** *** ve (?) işaretleri metinde okunamayan bölümleri işaret ediyor.

(*) Názım Hikmet (RAN), Müşterek Zahmet, Yeni Hayat, Halk İştirakiyyun Fırkası’nın Náşiri-i Efkárı, İkaz Matbaası, Ankara, 5 Austos 1922, Sayı: 18. s. 6


Vehbi ve Náfi Kardeşlerimin Acılarına:

Aldığım Bir Mektup (**)

1337 Mart Ankara

Dün gece mektup aldım bir felakete dair

Siyah satırlarında şöyle yazılı:

"Şair!

Bilmiyoruz nereden başlamalı biz söze

Kara bir hançer gibi zavallı gönlümüze

Saplanan son acıyı sen de duyuyor musun?

Yoksa hülyalarınla hálá uyuyor musun?

Boşluklara atılan ruhumuza bu bir sır:

Bilmiyoruz gönüller bu kadar yakın mıdır?

Dileriz derdimizi avutmasın seneler

Bize son vazifeni yapmış olursun eğer

Zavallı gönlümüzde bu derin mátemi sen

Rüba Beyin sesiyle ebedileştirirsen...

Ah bir hale düştük ki duysa káinat ağlar

Hem bir kardeş kaybettik, hem çok sevgili bir yár

Biz gurbette ağlarken o da gurbette öldü

Biz gurbete gömüldük, o toprağa gömüldü...

Şimdi o uzaklarda, çok uzaklarda bizden!

Hayaline ağlayan yorgun gözlerimizden

Yüzü rüyalardaki yüzler gibi kayboldu.

Zaten o bir çiçekti bir çiçek gibi soldu

Bir bahçeye gitti ki açılmaz çiçekleri

Kahpe felek kendini bildiği günden beri

Gökler zulümleriyle bu kadar alçalmadı.

Artık güzelliklere imanımız kalmadı.

Hiçbir ümidimiz yok hiçbir gayemiz de

Şair? Fani neşeyi artık arama bizde

Şimdi biz bir hayale ağlarız için için

Tesellisi olmayan gönüllerimiz için

Sade ona kavuşmak tesellidir diyoruz

Ona kavuşmak için ölümü bekliyoruz


Müstensihi (Aktaran)

Názım Hikmet


(**) Názım Hikmet (RAN), Aldığım Bir Mektup, Anadolu Duygusu, İkaz Matbaası, Ankara, 1337 (1921), Sayı: 7, s. 103.

Doğan Hızlan
Hürriyet - 20.01.2008
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Webservis
Start  sayfa1 sayfa2 sayfa3 sayfa4 sayfa5 sayfa6 sayfa7 sayfa8 Page8 sayfa9 sayfa10
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.5 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!