HİKMETLİ SÖZLER,  ANLAMLI SÖZLER,  GÜZEL SÖZLER       

ÖZLÜ SÖZLER,  ÜNLÜLERDEN SÖZLER

[1] [2] [3] [4]

Bir günlük sinek için akşam ölüm, uzun bir ömürdür. (Yuan Hung-Dao)

Susmak huyların efendisidir. (Hazret-i Muhammed )

Hasmın sitemini anlamamak, hasma sitemdir. (Nef'i)

Servet, ihtişamla bezenmiş bir sofra, kanaat ise yeter bir sofra çıkartır. (Demokritos

Cahil soru sormaz. (Benjamin Franklin)

İnsanın gerçek soyluluğu erdemden gelir, doğuştan değil. (Epiktetos)

Az söz erin yüküdür, çok söz hayvan yüküdür. (Yunus Emre)

Akan sulardan ibret al, yüzünü yerlere sürüyüp gider. Hatayi (Şah İsmail)

Suçlunun beraat ettirildiği yerde, hakim hüküm giyer. (Publilius Syrus)

Şarap mideye bir kere inince, artık lafı o söyler. (Alessandro Manzoni)

Şeref ve erdem ruhun süsüdür. Bunlar olmasa, beden asla güzel gözükmez. (Cervantes)

Şeytanın iki adı vardır. Biri şeytan öbürü yalan. (Victor Hugo)

Güzel de olsa şiir yazmakla tencere kaynamaz. (Martial Piechaud)

Eşeği mektep müdürü yapan dershanelerin ahıra döndüğünden şikayet etmemelidir. (Cenap Şehabettin)

Şöhret, ancak küçücük dozlarla alındığında faydalı bir zehirdir. (H. de Balzac)

Şüphe, mutluluğun olduğu kadar erdemin de düşmanıdır. (Samuel Johnson)

Doğa sustuğu zaman insan konuşur. (J. J. Rousseau)

Tahtın ayakları, saban, kürek, örs ve dikiş makinasıdır. (Emerson)

İnsanın iyisi, talihin kötüsünde belli olur. (Shakespeare)

Talihsizlik talihin ne olduğunu öğretir. (Thomas Fuller)

İnsanlar böyledir: Bir şey beklemedikleri kimseleri tanımazlar pek. (Plautus)

Büyük adamlar tarihi, tarih de büyük adamların yaptıklarını süslemiştir. (La Bruyere)

Pirincinde siyah taştan korkma, beyaz taştan kork. (Arif Nihad Asya)

Kara tavuğun da yumurtası ak olur. (Paul Heyse)

Tecrübe, öğretmenlerin en iyisidir. Yalnız okul masrafı ağırdır. (Thomas Carlyle)

Hiç yanılmamış olan büyük bir tehlike karşısındadır. (Paul Valer)

Tembellik, özgür adamı tutsak eder. (Firdevsi)

Terazide güzel huydan daha ağır gelen hiçbir şey yoktur. (Hazret-i Muhammed)

İnsanın eğitimi doğuşuyla başlar, insan konuşmadan, anlamadan önce eğitilir. (J. J. Rousseau)

Hayat, bir tabur vukuattır, kumandanı tesadüf. (Cenap Şehabettin)

Ticaret bazı pınarlar gibidir. Yollarını değiştirmeye kalkarsanız kururlar. (Fenelon)

Sehpanın kurulduğu toprak çorak kalır. (Victor Hugo)

Tutku, insanın kendine güvenmesinden doğar. (George Sand)

Eğitilmiş insanların umutları, bilgisizlerin zenginliğinden daha değerlidir. (Demokritos)

Başkaları için kendinizi unutun, o zaman sizi de hatırlayacaklardır. (Dostoyevski)

Utanç yoksullarda, pervasızlık zenginlerde bulunur. (Hesiodos)

Öyle kolay bir sanat değildir uyumak. Onun uğruna bütün gün uyanık durmak gerekir.  (Nietzsche)

İnsan üzüntülerini anlatarak başkalarını memnun etmemeli. (Emile Zola)

Vazife, insanın başkalarından beklediği şeydir, kendi yapacağı şey değil. (Oscar Wilde)

Kadın ne kadar az hoşa giderse, o kadar vefalı olur. (Tolstoy)

İyi bir vicdan en rahat yastıktır. (C. Brentano)

Yalana borçlu olduğumuz mutluluk, gerçek mutluluk değildir. (Heinrich Heine)

Bana bir yalancı göster, sana bir hırsız göstereyim. (George Herbert)

Asıl yalnızken yalnız değilim. (Schiller)

Dost yarası yaraların en derinidir. (W. Shakespeare)

Yasaların bittiği yerde zulüm başlar. (William Pitt)

Gerçek yaşını söyleyen kadına inanmamalı. İnsana bunu söyleyen kadın herşeyi söyler. (Oscar  Wilde)

Herkes ölmek için yaşar, düşmek için yükselir. (Marlowe)

Hiç durmadan öğrene öğrene yaşlanıyorum. (Solone)

Her zaman yazabileceğimi, hiçbir zaman yazmam. (Paul Valery)

Ayılar eti, kokutmadan yemezler. (Seyrani)

Kadının en büyük vazifesi analıktır. (M. K. Atatürk)

Yaptığı tüm kötülükleri bilecek kadar yetenekli insan yoktur. (La Rochefoucauld)

Yıllar, bütün omuzlara aynı ağırlıkla çökmez. (Simone de Beauvoir)

En kısa yol, sarp yollardır. (İbsen)

Gariptir, yükü çeken manda ses çıkarmaz da kağnı inler. (Cenap Şehabettin)

Yükseklere çıkmaktan sakın, çünkü insanın düşmeyeceği hiçbir yüksek yer yoktur. (Cervantes)

Güzel bir yüz, güzel yaşlanır. (Andre Maurois)

Zafer, 'zafer benimdir' diyebilenlerindir. (Mustafa Kemal Atatürk)

Zaman hiç kaybolmaz. Kaybolan biziz. (Paul Claudel)

Zeka dünyayı yerinden oynatmaya yarayan maniveladır. (H. de Balzac)

Zengin, çok mala sahip olana denmez, zengin kalbi olana denir. (Hz. Muhammed)

Kaybolan bir şeyi bulmak zevki, bulunan şeyden daha üstündür. (Molla Cami)

Zulüm, bir şeyi yerinde kullanmamaktır. (M. Rasim Mutlu

İnsanlar akılsızlıkları yüzünden 'alınlarında yazılı olandan' daha çok acı çekerler. (Platon)

Adalet nerede hesap sorarsa, merhamet orada haklarını kaybeder. (Georges Duhamel)

Karnı aç olana gün uzun gelir. (Aleksis Kivi)

Öyle alçak bir kapıdır ki açlık, geçilmesi zorunlu oldu mu, insan artık ne kadar büyükse, o kadar çok eğilir. (Victor Hugo)

'Gül' de ne demek? Adı başka olsaydı bu kadar güzel kokmayacak mıydı sanki? (William Shakespeare)

Adaletsizlik eden, adaletsizliğe uğrayandan daha mutsuzdur. (Demokritos)

Küçük adamlarla dolmuş milletler, büyük adamlarını anlamakta gecikir. (Özdemir Asaf)

Unut ki affetmek zorunda kalmayasın. (Ebner-Eschenbach)

İnsan da ağaca benzer, ne kadar yükseğe ve ışığa çıkmak isterse, o kadar yaman kök salar  yere, aşağılara, karanlıklara, derinliğe, kötülüğe. (Nietzsche)

Gönül ne kahve ister ne kahvehane, gönül ahbab ister kahve bahane. (La-edri)

Bilgili bir ahmak, cahil bir ahmaktan daha çok ahmaktır. (Moliere)

Nehirler tuzlu denizde, yuvaların huzuru kadın itiraz etmeye başlayınca, sırlar bir hainin eline geçince, aileler kötü bir oğlan doğunca sona erer. (Pançatantra)

Bir memleketin yükselmesi ev ve aile muhabbetine bağlıdır. (Charles Dickens)

Akıl, daima gönlün oyuncağıdır. (La Rochefoucauld)

Bir akıllının dostluğu tüm delilerin dostluğundan daha iyidir. (Demokritos)

Kleopatra'nın burnu, eğer biraz daha kısa olsaydı, bugün yeryüzü başka şekil alırdı. (Blaise  Pascal)

Geri vermeyeceğini almak, aldatmaktır. (Publilius Syrus)

Evliliğin, her şeyi kemiren bir canavarla bıkıp usanmadan boğuşması gerekir: Alışkanlık. (H. de Balzac)

Onlara anladıkları kadar söyleyin. (Hz. Muhammed )

Eşekler, samana sahip olmayı, altına sahip olmaktan çok severler. (Herakleitos)

Her aptal, kendini beğenen bir aptal bulur. (Boileau)

Ağzında bal olan arının kuyruğunda iğnesi vardır. (John )

Bir şey arzu etmek, mutlu olmamak demektir. (Paul Geraldy)

Aşık, elinde ne yoksa onu ister. (Plautus)

Aslanın kral olmak için atanmaya ve törene gereksinimi yoktur, kahramanca hareketleri onu bu mevkiye getirir, doğa onu kral ilan eder. (Pançatantra)

İlk aşkımız biraz sersemlikle bir hayli meraktan ibarettir. (Bernard Shaw)

Eğer at kendi gücünü bilse, boyunduruk altına girecek kadar akılsızlık etmez. (Strindberg)

İşte hiç mi hiç kararmayacak dört köz: Övünme, hırs, öfke, bir de yalan. (Geoffrey Chaucer)

Tek ayna icat edilmemiştir ki kadına 'sende iş kalmadı' desin. Refik (Halit Karay)

Tatlı bal, en keskin zehri gizler. (Ovidius)

Ayrılık, sevdanın merhemi olduğu gibi, öfkeyi de, kini de azaltır. (La Fontaine)

Alabalık tutmak için, sineği feda etmelidir. (George Herbert)

Deniz sakin olduğu zaman dümeni herkes tutar. (Publilius Syrus)

Dertlerin en iyisi kişinin alıştığı derttir. (Plautus)

Her derde bir deva vardır, hüner onu bulmaktır. (Vak'anüvis Mehmet Esad)

Bir devleti kurmak için bin yıl ister, yıkmak için bir saat yeter. (Byron)

İnsan dilinin altında gizlidir. (Hz. Muhammed)

Çölün kumları inci de olsa tasavvur edilemez ki dilencilerin gözleri doysun. (Şeyh Sadi)

Doğruyu söylemek değil, anlatmak güçtür. (Cenap Şehabettin)

Denendikten sonra dost edindiklerini bağrına bas, ama her ilk tanıştığınla, hemen el sıkışıp dost olma. (Shakespeare)

Mutlu ya da mutsuz olmanız küçük bir şeye bağlıdır. Düşünce biçiminize. (Marcus Aurelius Antonius)

Biz ekseriya duvarların emin yaşamamız için değil, gizlice günah işlememek için bizi çevirdiğini sanırız. (Seneca)

İnsan dünyada ancak dünyaya boş verdiği zaman mutlu olur. (Anatole France)

Rüyalar aynalara benzerler, bazen içlerinde başımıza gelecek şeyleri görürüz. (Moliere)

Daima kendi yararını göz önünde tutmaya çalışan kimse pek çabuk düşman kazanır. (Konfiçyüs)

Daima kendi yararını göz önünde tutmaya çalışan kimse pek çabuk düşman kazanır. (Konfiçyüs)

Eski elbiseler eski dostlar gibidir. (Victor Hugo)

Erkeği evinden kaçıran damın akması, bacanın tütmesi ve karının çenesidir. (Chaucer)

Namuslu adam erken evlenir, akıllı adam hiç evlenmez. (Cervantes)

Fakirlik bütün elemlerin beşiğidir. (Şudraka)

Yoksulluk, namuslu ahmakların mükafatıdır. (Colley Cibber)

İnsanın başına nasıl bir felaket gelirse gelsin o, ya aynı gün ya da en çok ertesi gün karnını tıka basa doyuracaktır. (Turgenyev)

Felsefenin büyük gayesi, insana ölmeyi öğretmektir. (Henry Fielding)

İnsanın karşısına kötülük etmek fırsatı günde yüz kez, iyilik etmek fırsatı ise yılda bir kez çıkar. (Voltaire)

Başına dolu yağan, dünyanın dört bucağını fırtına içinde sanır. (Montaigne)

Kabul etmediğimiz fikirlere karşı, ondan kuvvetli mantığımız vardır. (Cenap Şehabettin)

Gece, kadınlarla yıldızları güzel gösterir. (Byron)

Hiç kimse geçmişini geri alacak kadar zengin değildir. (Oscar Wilde)

Gençliğimiz geçtikten sonradır ki onu sevmeye başlarız. (Hörderlin)

Gerçeğin yarısını söylemek hiçbir şey söylemektir. (Dostoyevski)

Göz açıldıkça ruh perdelenir. (Tevfik Fikret)

Gözyaşları biçmek istemeyen kimse sevgi ekmelidir. (Schiller)

En güzel güller, en çabuk solarlar. (Andre Maurois)

Bugün dünün öğrencisidir. (Publilius Syrus)

Kötü haberlerin kanatları vardır. İyi haberlerin ayakları bile yoktur. (Margaret Cavendis)

Güç olan insanın haklı olduğu zaman değil haksız olduğu zaman dostlarıyla birlikte olmasıdır. (Andre Malraux)

Büyük meziyetlerle doğmuş olmanın en gerçek alameti, hasetsiz doğmuş olmaktır. (La Rochefoucauld)

Hastalıkla ilgili çok fazla yazı okuyan insan günün birinde bir mürettip hatasından ölebilir. (Jonathan Swift)

Hiç kimsenin hatasını yüzüne vurmayınız. O hatayı işleyene hatasını, başka birisini misal göstererek anlatınız. (Hazret-i Ali)

Hayaller tatminsizlikten doğar. Her şeyi mükemmel olan bir adam hayal kurmaz. (Montherla)

Bilgi bir hazine ise, uygulama da bu hazineyi açan bir anahtardır. (Thomas Fuller)

Hiddet, cinnetin küçük kardeşidir. (Mektupçu Agah)

Ahalinin lokması, hükümetin temelidir. (Cenap Şehabettin)

İftira, kılıçtan daha zalim bir silahtır, çünkü iftiranın açtığı yaralar hiçbir zaman kapanmaz. (Henry Fielding)

Baş kaldırma kafaya yakındır, ayaklanma mideye. (Victor Hugo)

İhtiyaç her şeyi öğretir, birçok şeylerden de vazgeçirir. (Turgenyev)

En çok hoşumuza giden insan, kendimize benzettiğimiz insandır. (Montaigne)

Kendi işi için efendi olmayı beceremeyen, başkasına hizmetçi olur. Şehabettin (Ahmet İbşihi)

İnsan iyi kimselere iyilik edince, bundan duyduğu ferahlıkla karşılık görmüş olur. (Plautus)

Başa kakılan bir iyilik daima hakaret yerini tutar. (Racine)

Hırs ile mutluluk, birbirlerini hiç görmezler. (Benjamin Franklin)

Kalplerinizi çok yemek ve çok içmekle öldürmeyiniz. (Hz. Muhammed)

Kahraman için asıl şeref yabancıları aç koyup sefalete düşürmek değil, devleti uğrunda açlığa da sefalete de katlanmaktır. Çevresine ölüm yaymaz, meydan okur. (Vauvenargue)

Kime yeteri kadar, az gelirse, ona hiçbir şey yetmez. (Epikuros)

Küçük kapılardan girmeye çalışanlar eğilmeye mecbur olurlar. (Cenap Şehabettin)

Madem ki kaptanın Nuh'tur, tufandan gam yeme. Hafız Şirazi
Kimse karıncalardan iyi vaaz veremez. Karıncalar bir şey söylemezler de ondan.
(Benjamin Franklin)

Alınyazısından kaçıp kurtulmak isteyen, ona daha uzun bir iple bağlanmış demektir. (Jacques Deval)

Fareyi tutarken kedi aslandır, kaplanla savaşınca fareye döner. (Şeyh Sadi)

Kitaplıklar, aklın tedavi yerleridir. (Diodorus Siculus)

Üç şeyi sıfır saymak gerekir: İçinde su olmayan ırmak, hükümetsiz bir memleket ve kocasız bir kadın. (Beydeba)

Komşunu sev ama aradaki bahçe duvarını asla kaldırma. (George Herbert)

Ahmak konuk, ev sahibini ağırlar. (Kaşgarlı Mahmut)

Çoğu kez korku, yalan söylemesini öğretir. (Alfred de Vigny)

Köle, düşüncesini söyleyemeyen adamdır. (Euripides)

Kuvvetleri eşit olan köpekler, birbirine dişlerini gösterirler. Ortada paylaşılacak bir şey olduğu zaman da birbirlerine saldırırlar. (Voltaire)

Çok bilenler konuşmaz, çok konuşanlar bilmez. (Lao-tzu)

Kişi kendi kusurlarını söylemekten hoşlanmaz, bu işi başkaları gereği kadar yapar zaten. Hans (Christian Andersen

Aczini duymayan adam hakikaten kuvvetli değildir. (Cenap Şehabettin)

Kuyu kuruyuncaya kadar suyun kıymetini bilmeyiz. (Thomas Fuller)

Toplumlardaki büyük rütbe sahipleri tıpkı banknotlar gibidirler, hepsi altını temsil ederler. Fakat yazık ki bunlardan bir çoğu sahtedir. (Thomas Carlyle)

Menfaat her türlü dili konuşur, her kılığa girer, hatta menfaatlere karşı kayıtsız biri gibi görünmesini de bilir. (La Rochefoucauld)

Bu dünyada hiçbir şey sürekli değil. Bunun için neşe de ikinci dakikada birincikinden farklıdır, üçüncüde bir derece daha zayıflar, nihayet bütün bütün yok olur, eski halimize döneriz. Suda genişleyen halkaların nihayet suyun sathiyle bir olup kaybolması gibi. (Gogol)

Olgun meyvalarda bir hüzün vardır. (Fazıl Hüsnü Dağlarca)

Şöhret, gençlik ve gurur... Mezar hepsini alır. (Victor Hugo)

Minnettarlıktan daha çabuk unutulan bir şey var mıdır? (Schiller)

Okuma sanatı çoğunlukla hayatı kitaplarda tekrar bulmak, kitaplar sayesinde hayatı daha iyi anlamak sanatıdır. (Andre Maurois)

Üç kişi bir sırrı saklayabilir, eğer ikisi ölmüşse. (Benjamin Franklin)

Ömrümüz tesadüflerin verdiği malzemelerle yapılır. (Abdülhak Şinasi Hisar)

Eğitim, mutlular için bir süs, mutsuzlar için bir sığınaktır. (Demokritos)

Bir tecrübe dikeni, bir yığın ikazdan daha değerlidir.( J. R. Lowell)

Tavuk yalnız alıştığı yerde yumurtlar. (D. Szabo)

Kimse beni, kendimden iyi tanımaz. (Diderot)

Aptallar talihlerinden korkarlar, akıllılar katlanırlar. Publilius (Syrus)

Şeytan bir şeyi gizlemesini değil, yapmasını öğretir. (Paul Heyse)

Şöhret, kazanmak zorunda olduğumuz bir şeydir; şeref, kaybetmemek zorunda olduğumuz bir şey. (Schopenhauer)

Şarap, kötülüklerin anasıdır. (Hazret-i Muhammed)

Senden soruluncaya kadar susmak, susturuluncaya kadar konuşmaktan daha iyidir. (Hazret-i Ali)

Bir mahkeme huzurunda beraat eden bir suçlu ile, kendi kalbinde ve diğerlerinin nazarında beraat eden bir suçlu arasında çok büyük fark vardır. (Henry Fielding)

Durgun sular derin olur. (Gerhart Hauptmann)

En büyük kancıklık, kendimize verdiğimiz sözü tutmamaktır. (Kemal Tahir)

Kendi kendini sorguya çeken kişi, daima kötü yanıt alır. (Alain)

Bir insanın içinde intikam almak arzusu varsa, onu iş başına getirmek, bir delinin eline bir kılıç vermekten farksızdır. (Kardinal de Richelieu)

Çiy, otların üstüne gecenin en sessiz saatinde düşer. (F. Nietzsche)

Nimete ulaşan herkes hasede uğrar. (Hz. Muhammed)

Kısa yazların baharı erken gelir. (W. Shakespeare)

Başkalarına karşı zafer kazanan kuvvetlidir, kendi nefsine karşı zafer kazanan ise kudretlidir. (Lao-tzu)

İnsanlar, ya korktukları, ya da gıpta ve haset ettikleri şeylerden nefret ederler. (Machiavelli)

İnsanlara kendilerini nankörlüğe mecbur edecek kadar büyük hizmetlerde bulunmayınız. (H. de Balzac)

 

[1] [2] [3] [4]

 

  

 

2005@by Korkmaz