|
 
|
Bir günlük sinek için akşam ölüm, uzun bir ömürdür. (Yuan Hung-Dao)
|
 
|
|
 
|
Susmak huyların efendisidir.
(Hazret-i
Muhammed )
|
 
|
|
 
|
Hasmın sitemini anlamamak, hasma
sitemdir. (Nef'i)
|
 
|
|
 
|
Servet, ihtişamla bezenmiş bir
sofra, kanaat ise yeter bir sofra çıkartır. (Demokritos
|
 
|
|
 
|
Cahil soru sormaz.
(Benjamin
Franklin)
|
 
|
|
 
|
İnsanın gerçek soyluluğu erdemden
gelir, doğuştan değil. (Epiktetos)
|
 
|
|
 
|
Az söz erin yüküdür, çok söz hayvan
yüküdür. (Yunus Emre)
|
 
|
|
 
|
Akan sulardan ibret al, yüzünü
yerlere sürüyüp gider. Hatayi (Şah İsmail) |
 
|
|
 
|
Suçlunun beraat ettirildiği yerde,
hakim hüküm giyer. (Publilius Syrus)
|
 
|
|
 
|
Şarap mideye bir kere inince, artık
lafı o söyler. (Alessandro Manzoni)
|
 
|
|
 
|
Şeref ve erdem ruhun süsüdür.
Bunlar olmasa, beden asla güzel gözükmez. (Cervantes)
|
 
|
|
 
|
Şeytanın iki adı vardır. Biri
şeytan öbürü yalan. (Victor Hugo)
|
 
|
|
 
|
Güzel de olsa şiir yazmakla tencere
kaynamaz. (Martial Piechaud)
|
 
|
|
 
|
Eşeği mektep müdürü yapan
dershanelerin ahıra döndüğünden şikayet etmemelidir.
(Cenap Şehabettin)
|
 
|
|
 
|
Şöhret, ancak küçücük dozlarla
alındığında faydalı bir zehirdir. (H. de Balzac)
|
 
|
|
 
|
Şüphe, mutluluğun olduğu kadar
erdemin de düşmanıdır. (Samuel Johnson)
|
 
|
|
 
|
Doğa sustuğu zaman insan konuşur.
(J. J.
Rousseau)
|
 
|
|
 
|
Tahtın ayakları, saban, kürek, örs
ve dikiş makinasıdır. (Emerson)
|
 
|
|
 
|
İnsanın iyisi, talihin kötüsünde
belli olur.
(Shakespeare)
|
 
|
|
 
|
Talihsizlik talihin ne olduğunu
öğretir. (Thomas Fuller)
|
 
|
|
 
|
İnsanlar böyledir: Bir şey
beklemedikleri kimseleri tanımazlar pek. (Plautus)
|
 
|
|
 
|
Büyük adamlar tarihi, tarih de
büyük adamların yaptıklarını süslemiştir. (La Bruyere)
|
 
|
|
 
|
Pirincinde siyah taştan korkma,
beyaz taştan kork. (Arif Nihad Asya)
|
 
|
|
 
|
Kara tavuğun da yumurtası ak olur.
(Paul
Heyse)
|
 
|
|
 
|
Tecrübe, öğretmenlerin en iyisidir.
Yalnız okul masrafı ağırdır. (Thomas Carlyle)
|
 
|
|
 
|
Hiç yanılmamış olan büyük bir
tehlike karşısındadır. (Paul Valer)
|
 
|
|
 
|
Tembellik, özgür adamı tutsak eder.
(Firdevsi)
|
 
|
|
 
|
Terazide güzel huydan daha ağır
gelen hiçbir şey yoktur. (Hazret-i Muhammed)
|
 
|
|
 
|
İnsanın eğitimi doğuşuyla başlar,
insan konuşmadan, anlamadan önce eğitilir. (J. J. Rousseau)
|
 
|
|
 
|
Hayat, bir tabur vukuattır,
kumandanı tesadüf. (Cenap Şehabettin)
|
 
|
|
 
|
Ticaret bazı pınarlar gibidir.
Yollarını değiştirmeye kalkarsanız kururlar. (Fenelon)
|
 
|
|
 
|
Sehpanın kurulduğu toprak çorak
kalır. (Victor Hugo)
|
 
|
|
 
|
Tutku, insanın kendine
güvenmesinden doğar. (George Sand)
|
 
|
|
 
|
Eğitilmiş insanların umutları,
bilgisizlerin zenginliğinden daha değerlidir. (Demokritos)
|
 
|
|
 
|
Başkaları için kendinizi unutun, o
zaman sizi de hatırlayacaklardır. (Dostoyevski)
|
 
|
|
 
|
Utanç yoksullarda, pervasızlık
zenginlerde bulunur. (Hesiodos)
|
 
|
|
 
|
Öyle kolay bir sanat değildir
uyumak. Onun uğruna bütün gün uyanık durmak gerekir.
(Nietzsche)
|
 
|
|
 
|
İnsan üzüntülerini anlatarak
başkalarını memnun etmemeli. (Emile Zola)
|
 
|
|
 
|
Vazife, insanın başkalarından
beklediği şeydir, kendi yapacağı şey değil. (Oscar Wilde) |
 
|
|
 
|
Kadın ne kadar az hoşa giderse, o
kadar vefalı olur. (Tolstoy)
|
 
|
|
 
|
İyi bir vicdan en rahat yastıktır.
(C. Brentano)
|
 
|
|
 
|
Yalana borçlu olduğumuz mutluluk,
gerçek mutluluk değildir. (Heinrich Heine)
|
 
|
|
 
|
Bana bir yalancı göster, sana bir
hırsız göstereyim. (George Herbert)
|
 
|
|
 
|
Asıl yalnızken yalnız değilim.
(Schiller)
|
 
|
|
 
|
Dost yarası yaraların en derinidir.
(W. Shakespeare)
|
 
|
|
 
|
Yasaların bittiği yerde zulüm
başlar. (William Pitt)
|
 
|
|
 
|
Gerçek yaşını söyleyen kadına
inanmamalı. İnsana bunu söyleyen kadın herşeyi söyler. (Oscar
Wilde) |
 
|
|
 
|
Herkes ölmek için yaşar, düşmek
için yükselir. (Marlowe)
|
 
|
|
 
|
Hiç durmadan öğrene öğrene
yaşlanıyorum. (Solone)
|
 
|
|
 
|
Her zaman yazabileceğimi, hiçbir
zaman yazmam. (Paul Valery)
|
 
|
|
 
|
Ayılar eti, kokutmadan yemezler.
(Seyrani)
|
 
|
|
 
|
Kadının en büyük vazifesi
analıktır. (M. K. Atatürk)
|
 
|
|
 
|
Yaptığı tüm kötülükleri bilecek
kadar yetenekli insan yoktur. (La Rochefoucauld)
|
 
|
|
 
|
Yıllar, bütün omuzlara aynı
ağırlıkla çökmez. (Simone de Beauvoir)
|
 
|
|
 
|
En kısa yol, sarp yollardır.
(İbsen) |
 
|
|
 
|
Gariptir, yükü çeken manda ses
çıkarmaz da kağnı inler. (Cenap Şehabettin)
|
 
|
|
 
|
Yükseklere çıkmaktan sakın, çünkü
insanın düşmeyeceği hiçbir yüksek yer yoktur. (Cervantes)
|
 
|
|
 
|
Güzel bir yüz, güzel yaşlanır.
(Andre Maurois)
|
 
|
|
 
|
Zafer, 'zafer benimdir'
diyebilenlerindir. (Mustafa Kemal Atatürk)
|
 
|
|
 
|
Zaman hiç kaybolmaz. Kaybolan
biziz. (Paul Claudel)
|
|